Kadını Kocası Yerine ‘Kozası’ Koruyacak

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca şiddetle etkin mücadelede koruyucu ve önleyici tedbirler alarak şiddet mağduru bireylere destek vermek için 14 ilde kurulan Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin toplu açılışı Ankara’da törenle gerçekleştirildi.

Altındağ’ın Ulubey Mahallesi’ndekimerkezde düzenlenen törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Milletvekilleri, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güldal Akşit ve diğer davetliler katıldı.

Erdoğan; “Çocuğa Ve Kadına Şiddet Uygulayanları Lanetliyorum”

Açılışta yaptığı konuşmasında “Şiddetin her türlüsü cehaletten doğar, cehaleten beslenir” diyen Emine Erdoğan, cehaletin en büyüğünün yaradılmışların en şereflisi olan insanın değerini bilmemek olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:“Şiddete karşı mücadele etmek için öncelikle insan olarak birbirimize değer vermeli, birbirimize karşı anlayışla, hoşgörü ile davranmalıyız. Elinde çekiçten başka bir şey olmayanlar, her şeyi çivi olarak görürler. Çocuk yaşlarında itibaren şiddetle karşılaşanlar, şiddete maruz kalanlar, şiddete şahit olanlar daha sonrada karşılaştıkları olayları şiddet ile çözmeye yönelebiliyorlar maalesef. Şiddet ile eğitimsizlik arasında elbette ki yakın bir ilişki var. Ama buradaki eğitim sadece diploma sahibi olmayı anlatan bir eğitim değildir. Burada söz konusu olan zihinlerin eğitimidir, kalplerin eğitimidir, vicdanların eğitimidir. Böyle bir eğitimde ancak sağlıklı aile ortamlarında verilebilir. Şüphesiz şiddetin en bayağısı, kadınlara ve çocuklara yönelendir. Bugün dünya üzerinde pek çok çocuk ve kadın fiziksel ya da psikoloji şiddete maruz kalıyorlar. Şiddet her kime yönelirse yönelsin kötüdür. Ama masum çocuklara ve kadınlara yöneldiğinde insanlık dışıdır. Buradan bir kez daha şiddeti ve şiddet uygulayanları kınıyorum. Çocuğa ve kadına şiddet uygulayanları ise buradan lanetliyorum. Şiddetin panzehiri o sıcak aile yuvasında. Bize kazandırılan sevgidir, saygıdır, hoşgörüdür, merhamettir. Şartlar ne olursa olsun, hepimiz bu değerlerin, sözcüsü, savunucusu, yaşatıcısı olmalıyız. Ülkemizde son dönemde çok önemli düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Ben bu alanda yürütülen reformların hız kesmeden sürdürüleceğine canıyürekten inanıyorum. Bu alanda atılan en büyük adım 8 Mart 2012 tarihinde kabul edilen Kadının ve Aile Korunması kanunudur. Bugün burada bu kanun uyarınca kurulan şiddet önleme merkezlerinin açılışını gerçekleştiriyoruz.”

Bakan Şahin; “Tarihi bir gün yaşıyoruz”

Tarihi bir gün yaşadıklarını ifade eden Bakan Fatma Şahin; sevginin, merhametin ve vicdanın çoğaldığı bir Türkiye için mücadele ettiklerini belirterek, “Eğer böyle olmuyorsa ve birtakım ihtiyaçlar varsa bunları gidermek de bizim boynumuzun borcu” dedi.

Çalışmalara verdiği destek ve kendilerine tahsis edilen bina için Altındağ Belediye Başkanı Tiryaki’ye teşekkür eden Bakan Şahin; insanoğlunun maddi ve manevi ihtiyaçlarıyla bir bütün olduğunu, fiziki ihtiyaçlar kadar sevgi, saygı ve merhametten beslenen manevi ihtiyaçları da bulunduğunu belirtti.

Şahin, “İnsan ışık ile ateşi, nur ile narı beraber taşıyan bir yapıya da sahip. Hangi tarafımızı beslersek o tarafımız çok daha hakim oluyor. Bazen ışığın şiddetle ateşe dönüştüğünü, bazen şiddet ve yaşanan olaylardan dolayı nurun nara dönüştüğünü görüyoruz” dedi.

İnsanoğlunun ateşten gül bahçesi yaratacak güce sahip olduğunu ifade eden Şahin, şiddetsiz bir toplum için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Son 10 yılda yapılan yasal düzenlemelerin hem kadının statüsünü güçlendirmek, kadını her alanda etkin ve aktif kılmak hem de toplumsal sorunlara çözüm oluşturabilmeyi amaçladığını ifade eden Şahin, şiddetin çok farklı toplumsal nedenlerden kaynaklanabildiğine ve çözüm için de güçlü bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğuna vurgu yaptı.

Şiddetle mücadelede en temel yasayı çıkaran bir iktidar olmanın şerefini yaşadıklarını dile getiren Şahin,“Tek başına kağıtlar, kalemler her şeyi değiştirmiyor” dedi.

Şahin, merkezlerin isminin neden “Koza” konulduğunu da “Kelebeğin uçabilmesi için önce kanatlarının güçlenmesi gerekiyor. Kozanın kanatların güçlenmesini sağlaması gerekiyor. Kozayı yeterince koruyamazsak, kelebeğin kanatları yeterince güçlenemezse uçamıyor. O yüzden biz bunu bir koruyucu tedbir, kanatların güçlenmesi için sosyal devlet olarak gerekli desteği vermek bakımından koza demeyi uygun gördük” sözleriyle anlattı.

-“Koordine olmadığı için ciddi zaman kayıpları oluyor”-

Merkezlerde yedi bakanlıktan temsilci bulunduğunu kaydeden Şahin, şöyle devam etti: “Daha önce şiddete maruz kalan birisi ya acile ya kolluk kuvvetine gidiyor ya 183’ü arıyor, bir şekilde müracaat ediyordu. Ama her biri kendi içinde koordine edilmediği için çok ciddi zaman kayıplarına vesile oluyor, bazen de gerekli müdahale gerekli zamanda yapılamadığı için istenmeyen hadiseler oluşabiliyor. Şimdi içeride İçişleri, Adalet, Milli Eğitim Bakanlıklarından, akademik dünyadan temsilci var. Sosyal hizmet uzmanlarımız var, çocuk gelişim bölümünden mezun kardeşlerimiz var. ‘Benim psikolojik desteğe ihtiyacım var’, ‘Benim hukuki desteğe ihtiyacım var’, ‘Benim bilgiye ihtiyacım var’ diyen her bir hayatı burada koordine edeceğimiz bir sistem. Çünkü bu alanda toptancı yaklaşamıyorsunuz, tek tip hareket edemiyorsunuz. Mutlaka her bir hayatın yaşadığı sorunu özel olarak incelemeniz ve ona göre gerekli tedbiri almanız gerekiyor. İşte ‘Koza’lar buna yarayacak.”

Bu tür olayların büyükşehirlerde daha çok yaşanabildiğini dile getiren Şahin, 14 ilde kurulacak merkezlerle Türkiye genelinde büyük bir hakimiyet sağlayacaklarını vurguladı.

Merkezlerin koruyucu, önleyici tedbirler arasında önemli yere sahip olacağını söyleyen Şahin, önlenemeyen durumlarla ilgili çalışmaların da sürdürüldüğünü belirtti.

-“Tek çatı altında etkili ve süratli hizmet”-

Kadının Statüsü Genel Müdürü Özlem Bozkurt Gevrek de törendeki konuşmasında, Türkiye’de aile içi şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması amacıyla topyekun bir mücadele başlatıldığını söyledi.

Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların tek adımda yardım ve korunma alabileceği, 7 gün 24 saat ve “tek çatı” ilkesiyle kadının ekonomik, hukuki ve sosyal olarak kadının güçlendirilmesi amacıyla kurulan merkezlerde, insan onuruna yakışır etkili ve süratli hizmet sunulacağını vurguladı. Gevrek, merkezlerdeki hizmetlerin “şiddet mağduru kişilere”, “şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişilere” ve “şiddetin önlenmesi ve tedbir kararlarının önlenmesine” yönelik olarak üç başlık altında toplanabileceğini anlattı.

-14 ildeki “Koza”lar açıldı-

Konuşmaların ardından Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’ye plaket vererek desteği için teşekkür etti.

Erdoğan ve Şahin’in yanı sıra törene katılan protokol üyelerinin de sahneye gelmesiyle Adana, Antalya, Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon ile telekonferans yöntemiyle bağlantı kuruldu ve merkez açılışları gerçekleştirildi.

Ankara’daki merkezin açılışını da temsili kurdeleye keserek gerçekleştiren Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Şahin ile merkezi gezerek, yetkililerden bilgi aldı.

Emine Erdoğan’ın başvuru yapan bir kişinin sonuca ne kadar sürede ulaşacağına ilişkin sorusu üzerine Kadının Statüsü Genel Müdürü Gevrek, ihtiyaca göre sürenin değişebileceğini ancak dört saat içerisinde tüm işlemlerin tamamlanmasının amaçlandığını dile getirdi.

Emine Erdoğan’a, ziyaret sırasında kendisine bilgi veren Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi Sorumlusu Aygül Fazlıoğlu’nun Of’lu olduğunun söylenmesi üzerine de Erdoğan gülerek, “Sizinle ilgili özel bir bilgi edindim, Of’lu olduğunuzu, onun için hızlı konuştuğunuzu söylediler. Hizmet çok olunca böyle oluyor” dedi.

Merkeze başvuranların çocuklarının vakit geçirmesi için oluşturulan oyun alanını da inceleyen Erdoğan, merkezin Altındağ’da kurulmasından duyduğu memnuniyeti de paylaştı.

Kaynak: ASPB

Sen Özelsin! #AktifNisa