Şehrin Sultanlarına Özel Tesettür Tasarımları

Tasarımları Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında da ilgi gören bir modacı Bala Sarı. Meslekte 12 yılı geride bırakan Sarı, özgün tasarımların yapılmadığından dem vuruyor: “Bir kıyafeti kimin tasarladığı anlaşılmalı. Ama Türkiye’de maalesef bu yok.”

Modacı Bala Sarı, Almanya, Avusturya, Fransa ve Arap Emirlikleri gibi ülkelerden sipariş alan bir isim. İnternet sitesindeki tasarımlarını görenler, modacıya beden ölçülerini e-maille gönderip kargoyla kıyafetlerini satın alıyor. Tesettür ağırlıklı moda tasarımları yapan Sarı, talebin çok olduğunu söyleyip ürün yetiştirmekte zorlandığını anlatıyor. Sarı, Suudi Arabistan’dan bir emirin eşine, prensin düğününde giymesi için abiye ve kaftan olmak üzere iki kıyafet tasarlamış. Emine Erdoğan, Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir, sunucu Esra Ceyhan, sanatçı Rojin gibi birçok ünlü isim de tasarımlarını giyiyor.

Meslekte 12 yılı geride bırakan modacı, tasarımlarında geleneksel ve modern motiflerin birleştirilmesine vurgu yapıyor. Başarısının sırrını, “Öz kültürümüzü yansıtan geleneksel motifler.” diye açıklayan Sarı, yok olmaya mahkûm Türk el sanatlarının eskiden pratik sanat okulları ya da olgunlaştırma enstitüleri adı altında sürdürüldüğünü, son zamanlarda ise bu eğitimlerin azaldığını belirtiyor. Türkiye’de özgün tasarıma sahip modacı sayısının bir elin beş parmağını geçmediğini belirten Sarı, “Hep hazıra yönelme, kolaycılığa kaçma ve taklitçilik var. Biri bir topluluğa girdiğinde üzerindeki kıyafetin hangi modacıya ait olduğunun anlaşılması lazım, fakat Türk modacılar için bu durum nadir.” diyor.

Giyim bölümü mezunu olan tesettür tasarımcısı, İzmir’de başladığı moda tasarımclığını 2007 yılında İstanbul’a taşıdı. Erenköy’de ‘Bala Couture’ isimli modaevini yöneten Sarı, uzun vadede ülke genelinde birçok mağaza açmak istiyor. Son yıllarda tesettür giyim sektöründe bir hareketlilik yaşanmasına rağmen yeterli olmadığını söylüyor. Hem estetik ve kendine has bir tarzı olan hem de tesettür çizgisini muhafaza eden kıyafetlerin sayıca az olduğunu belirtiyor. “Giysi zarif, şık ama İslami değerlere uygun olmalı. ‘Sade şıklık’ dediğimiz bu prensip için de kumaş ve dikiş kalitesi devreye giriyor. Bunlar birleşince mükemmel sonuç ortaya çıkıyor.” diye konuşuyor. Bazı müşterilerin abartılı kıyafetler istediğini söyleyen modacı, “Giyside çok detay ve süs istediğinizde o kıyafeti öldürürsünüz.” diyor. Müşteri portföyünün yüzde 80’i tesettürlü olan Sarı, “Tesettürün modası olduğunu düşünmüyorum. Her zaman yakışanı giyme taraftarıyım.” ifadelerini kullanıyor.

Kadına şiddete karşı dikkat çekmek için defile hazırladı

Avrupalı ve Arap modacıları yakından takip eden modacının en büyük hedefi, Türk motiflerini yansıtan uluslararası bir defileye imza atmak. Bala Sarı, 6 Mart’ta son defilesini ‘kadına şiddete karşı’ dikkat çekmek amacıyla hazırladı. Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirilen ‘Şehirdeki Saraylı’ isimli defilede 50 parçalık koleksiyon sunuldu. Türk kadınının Osmanlı’dan bugüne kıyafette yaşadığı değişim süreci defileyle anlatıldı. Bir Osmanlı geleneği olan kaftanlarla başlayan sunum, günümüzde tesettürlü kadının günlük hayatta ve özel gecelerde giyebileceği modern tarzda giysilerle devam etti. Hazırlıklarına bir sene önce başlanan defilenin koreografisini sanat yönetmeni Atilla Kaplakarslan hazırladı.

Kaynak: Zaman

Sen Özelsin! #HanimNisa