Marmara ve Ege’nin Kesişimi: Balıkesir

Marmara ve Ege Denizleri’ni buluşturan mavi bayraklı plajlarıyla ünlü Balıkesir; Ayvalık, Edremit, Altınoluk ve Erdek gibi harikalarıyla dört mevsim cazip bir turizm merkezi.

İlklerin ve enlerin kenti Balıkesir; oksijen deposu Kazdağı, şifalı termal kaynakları ve eşsiz koylarıyla ülkemizi turizmle tanıştıran yerlerden biri. Osmanlı Devleti’ne ilk katılan beylik olan Karesioğulları’nın merkezi de, Kurtuluş Savaşı’nın ilk kıvılcımlarının yakıldığı yer de burası. Zengin tarım ve hayvancılık potansiyeliyle Türkiye’yi doyuran yer diye anılan Balıkesir’in 2023 hedefi, Türkiye’nin en güçlü 10 şehri arasında yer almak. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi üç büyük ilin transit merkezinde yer alan kent, bir milyonu aşan nüfusu ve turizm zenginlikleriyle yükselmeye hazır. 18 ilçesinin her birinde konuklarına farklı güzellikler sunan şehri gezmeye merkezinden başlıyoruz.

Zağnos Paşa Külliyesi & Yıldırım Camii

Zağnos Paşa Külliyesi ve Yıldırım Camii gibi görkemli Osmanlı eserlerinin yükseldiği şehir merkezi hareketli bir çarşıya sahip. Tarihi Saat Kulesi’ni gördükten sonra, Atatürk Parkı ve Değirmen Boğazı gibi mesire alanlarının tadını çıkarabilirsiniz. Şehir merkezini bir çiçek gibi saran ilçeler arasındaki ilk durağımız, Ayvalık. Ege’ye uzanan girintili çıkıntılı kıyılarla bezeli ilçe, zeytin kokulu daracık sokakların arasına bir film dekoru gibi yerleştirilmiş zarif evleri ve özgün yemekleriyle tanınıyor. Körfezin bakir koylarını izlemek için Şeytan Sofrası’na çıkmak gerek. Yarımadanın ucundaki Tımarhane Adası, ilginç kayaları ve taş manastırlarıyla görülesi yerlerden.

Ayvalık kıyıları, yirmiden fazla küçük adayı barındırıyor. İskele ve balık pazarı çevresinden kalkan teknelerle bu adaları gezmeniz mümkün. Keman, piyano, viyolonsel ve doğaçlama derslerinin verildiği Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin yaz programı bu yıl yine dopdolu. Bir zamanlar Küçük Paris diye adlandırılan Cunda’yı Ayvalık’tan ayrı düşünmek zor. Kuzey Ege’nin Venedik’i olarak anılan adada deniz ürünleri ve zeytinyağlı ot yemekleri gerçekten çok lezzetli. Vitraylı camları ve devasa sobasıyla Taş Kahve, tartışmasız bir Cunda klasiği. Pateriça Yolu üzerindeki Ayışığı Manastırı ise ayın şavkı yansıdığında muhteşem bir görünüme bürünüyor. Balıkesir’de deniz keyfi yapabileceğiniz bir diğer yer, Kapıdağ Yarımadası. Antik dönemde Kyzikos adıyla anılan yarımadanın kalbi Erdek, uzun kumsallarıyla tanınıyor. Çuğra ve Kumyalı, otel ve pansiyonlarla dolu. Yarımadanın batı açıklarındaki Marmara Adaları’nın her biri farklı güzellikler sunuyor.

Conan’ın Memleketi

Geçmişi beş bin yıl önceye uzanan Balıkesir’de tarihin derin izlerini sürebileceğiniz pek çok yerleşim bulunuyor. Antik çağda Mysia olarak anılan bölgedeki ören yerlerinin belki de en ilginci Altınoluk’taki Antandros. Efsane savaşçı Conan’ın yurdu olduğu rivayet edilen antik kent, Edremit Körfezi’nin hemen batısında yer alıyor. Arkeologlar tarafından geleceğin Efes’i olarak değerlendiren Antandros’ta, denizci Kimmerlerden kalan arkeolojik eserler, duvar freskleri ve mozaikler ortaya çıkarılmış.

Kuruluşu M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen kent, bölgedeki en eski antik nekropolün de ev sahibi. Antandros’un yanı başındaki Altınoluk, toplam 43 kilometrelik bir sahil şeridine sahip. Eski Altınoluk olarak bilinen ormanlık bir yamaçtaki Çam Mahallesi, tarihi evleriyle dikkat çekiyor. Buradan keyifli bir yürüyüşle ulaşılan Şahinderesi Kanyonu ise 600 metre yüksekliği ve 27 kilometre uzunluğuyla ucu bucağı bilinmeyen gizemli bir mağara gibi… Kazdağı’ndan emdiği çam kokulu havayı Edremit Körfezi’ne, denizden aldığı iyot zengini havayı ise yeşil yamaçlara taşıyan kanyon, doğal bir baca işlevi görüyor. Kazdağı’nın eteklerindeki bu bölge, bilimsel olarak kanıtlanmış oksijen yoğunluğuyla doğal bir şifa merkezi işlevi görüyor. Yörenin bereket yüklü pazarları ise başka bir âlem. Çarşamba günleri kurulan Edremit Pazarı, çeşit çeşit zeytinler, dağ otları, taze sebzeler ve yerel giysili kadınlarıyla Sabahattin Ali’nin Hasanboğuldu adlı öyküsündeki kadar renkli.

Marmara’nın İncisi

Balıkesir’in kuzeyindeki Susurluk’ta ayran molası verip Manyas Gölü’ne uzanıyoruz. “Kuş Cenneti” olarak anılan gölün kuzeydoğu kıyıları, milli park statüsünde. Her yıl yaklaşık üç milyon kuşu buluşturan göl, ziyaretçilerine 250’den fazla tür görme şansı sunuyor. Tektonik bir çökme sonucu oluşan göl, 1976 yılında Avrupa Konseyi tarafından nadir bulunan doğa alanları listesine alınmış. Yörede kuş cennetinin adını taşıyan bir festival bile var.

Her yıl Haziran ayında “Uluslararası Kuş Cenneti Festivali” Bandırma’da düzenleniyor. Hisartepe üzerinden göle selam duran Daskyleion ise antik dönemde valilik merkezi olarak ünlenmiş. Şehrin sakinleri, gölü ilk kez bir park alanı olarak düzenleyip, sikke ve kabartmalarında kuş figürleri kullanmış. Gölün güneyindeki Manyas ilçesinin kelle adı verilen delikli kaşarı ve tuzsuz lor peyniri meşhur. İlçenin batı komşusu Gönen’de el oyası zanaatı eski bir gelenek. Salı günleri Hüseyin Tümer Caddesi üzerinde kurulan oya pazarı, civar köylerden getirilen bin bir çeşit iğne oyası, dantel, eşarp, şal, yazma ve çeyizlik eşya ile bir renk cümbüşüne dönüşüyor. Adını taşıyan meydanın karşısındaki tek katlı bahçeli evde dünyaya gelen Yazar Ömer Seyfettin, Kaşağı adlı ünlü öyküsünü Gönen’deki at çiftliklerinden esinlenerek yazmış. Eski bir kaplıca merkezi olan ilçedeki termal tesisler, geleneksel Türk hamamından su masajına ve aromaterapiye uzanan seçenekleriyle sağlık turizmine hizmet ediyor. Ne dersiniz, Balıkesir’in güzelliklerini yaşamak için yeterince nedeniniz yok mu?

Kaynak: AnadoluJet

Sen Özelsin! #SeyyahNisa