“Kadınları Cami ve Mescidlerden Alıkoymayın!”

Kadınlari Cami ve Mescidlerden AlikoymayinDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Anadolu Yakası Cami Dernek Başkanları ile İstanbul’da bir araya geldi ve ibadet mekânlarının sorunlarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini dernek başkanları ile paylaştı.

Camilerin inşasının ardından artık imarı için çalışılması gerektiğini vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, inşa etmekle imar etmenin farklı konular olduğunu belirterek imar konusunda şunları söyledi:

Camileri hayatın merkezine taşıdığımız zaman imar etmiş oluruz. Gençlerimizin, çocuklarımızın gelip rahatlıkla vakit geçirebildikleri, hatta ödevlerini yapabildikleri; kadınların erkekler kadar rahat camiye ibadet için gelebildikleri; ders halkalarının oluştuğu; sabah namazlarının büyük kalabalıklarla kılındığı cazibe merkezlerine, bilgi mekânlarına dönüştürüldüğü gün camilerimizi imar etmiş oluruz.”

Camilerin sadece ibadet mekânı olmadığını; aynı zamanda sevgi, bilgi ve birlik mekânı olduğunu dile getiren Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bizim medeniyetimizde camilerin daima hayatın merkezinde yer aldığını, istiklal ve bağımsızlığımızın sembolü olduğunu kaydetti.

“Biz ezanı, mabedi ve mabedin dokunulmazlığını İstiklal Marşı’na yerleştirmiş yegâne milletiz.” diye konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez “Cami derneğiyle, cemaatiyle, mihrap görevlisiyle, müezziniyle, hep beraber birlik duygusu içerisinde aynı ailenin mensupları olarak camileri imar etmeliyiz. Gençlerimizi, çocuklarımız aramıza alarak, herkese ulaşarak, camiyi evlere, hanelere taşıyarak imar etmeliyiz” dedi.

Yeryüzünün tamamı mescit kılındığı halde Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret yolunda Kuba’da; Medine’ye geldiğinde ise Medine’de ilk olarak Mescid inşa ettiğini; Mescid-i Nebevi’yi ilmek ilmek dokunan bir ümmet vücuda getirmede hayatın merkezine yerleştirdiğini; Mescid-i Nebevi’nin pek çok müesseseye kaynaklık ettiğini hatırlatan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Modern hayatlar, modern şehirler, metropoller, megapoller kurulurken camiler, hayatın kıyısına, şehirlerin kıyılarına, köşelerine itildi. İhmal edildi. Oysa bizim medeniyetimiz camileri hayatın merkezine yerleştirdi. Bugün halkın % 25’i köylerde; % 75’i şehirlerde oturuyor. Buna karşın camilerin % 25’i şehirlerde; % 75’i ise köylerde. Bu büyük bir orantısızlık.” şeklinde konuştu.

Engellilere yönelik düzenlemelerden abdest mekânlarına; kadınlara yönelik hizmetlerden ses sistemlerine kadar birçok konuyu ele alan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez 15 başlık altında ibadet mekânlarının sorunları ve derneklerinin çözüme nasıl katkı sağlayabilecekleri hakkında konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescidlerinden alıkoymayın!”

“Camilerimizi inşa ederken sadece erkeklere göre tasarlamışız. Kadınlar için ibadet mekânları oluşturmak konusunda henüz istenilen seviyede değiliz. Önceden inşa edilen camilerimizde gereken düzenlemeleri yapmalı; yeni inşa edilecek olanları da kadınların en güzel şekilde ibadetlerini yapabilecekleri, rahatlıkla abdestlerini alabilecekleri ibadet mekânları olarak düzenlenmeliyiz. Osmanlı’da ibadet yerlerinin en güzel yerleri hünkâr mahfilleri ile kadınların ibadet edeceği mekânlardır. Biz de aynı estetik anlayışı ile hareket etmeliyiz.”

“Allah’ın evinin kapısına kilit vurmak kimsenin hakkı değildir.”

“Camilerimiz 24 saat açık kalabilmeli. İbadet ihtiyacı hisseden bir mü’min ne vakit olursa olsun geldiğinde o kapıyı kilitli görmemeli. Namaz vaktinde açılıp sonrasında kapatılan, devlet dairesi mantığı ile çalışan mescitler, dünyada hiçbir İslam ülkesinde yoktur. Camileri bütün gün açık hale getirmeliyiz. Hiç bir endişe ve korku camilerin kilitli olmasını haklı kılmaz. Unutulmamalı ki hırsızlık endişesi ile camilerimizi kapalı tutarak yaptığımız hırsızlık, hırsızların camilerden götürdüklerinden daha büyük bir hırsızlıktır.”

“Camilerimizi depreme dayanıklı olarak inşa etmeliyiz.”

“Camilerimizi inşa ederken depreme dayanıklı olarak inşa edilmesini sağlamak can güvenliği açısından en önemli hususlardan biridir. Evlerimizin depreme dayanıklılık testlerini nasıl yaptırıyor ve ona göre inşasını yapıyorsak ibadet mekânlarımız olan camilerin de bu husus göz önünde bulundurularak yapılması son derece önemlidir. Eğer bir camimiz deprem riski nedeniyle güvenlik açısından tehdit unsuru haline gelmişse uzman raporuyla tespit ettikten sonra onu yıkıp yeniden inşa etmeliyiz. Can güvenliği her şeyden önemlidir.”

“Camilerimizin yangın çıkışları yok. Büyük camilerde ibadetlerimizi yapıyoruz. Bunların bazılarının tahliyesi 45 dakika sürebiliyor. Bir afet durumunda o camiyi hemen terk edebilecek şekilde inşa etmek can güvenliği açısından önemlidir.”

“Kentsel dönüşüm kapsamında camiler de iyileştirilmelidir.”

“Yüz bin, iki yüz bin kişilik şehirler kuruluyor. Ancak ibadet mekânı olarak camiler düşünülmüyor. Sonra bir derneğimiz kendisine görev edinip oraya bir cami yapmaya çalışıyor. Sonuçta sığıntı gibi camiler ortaya çıkıyor. Bunların olmaması lazım. Bugün kentsel dönüşüm kapsamında bütün şehirlerimiz yeni baştan gözden geçiriliyor. Bu kapsamda camilerin de mutlaka hem fiziki, hem de estetik açısından iyileştirilmesi gerekiyor.”

“Camilerimiz zarafet ve nezahet mekânlarıdır. Camilerin temiz tutulması önemlidir.”

“Temizliğe önem veren bir medeniyetin mensupları olarak ibadet mekânlarımızın da temiz olması bize yakışandır. Camilerimizi bu anlamda da gözden geçirmek zorundayız. Hem abdest mekânlarının hem de ibadet mekânlarının temizliği bizim ruhumuza, inancımıza, medeniyetimize uygun olan davranıştır. Bunun için gerekli formülleri bulmalıyız. Nasıl temiz tutarız, bunun devamını nasıl sağlarız, hep birlikte düşünüp hareket etmek zorundayız. Yeni çıkan yasa ile artık mahalli idareler de camiler için harcama yapabilme yetkisi aldılar. Bu konuda mahalli idarelerden de gereken yardımı alabilmeliyiz.”

“Yol güzergâhlarındaki mescitler ibadete elverişli hale getirilmeli.”

“Yol güzergâhlarında güzel düşüncelerle inşa edilen mescitlerimiz var. Ancak bakımsız, izbe mekânlar. Belki kurulduğu günden bugüne hiç halısı değişmemiş. Seccadeleri kirli, bakımsız. Badana-boyası yapılmamış. Isıtma ve havalandırma sistemi yok. Bu mescitlerin nezih ortamlar haline getirilmesi gerekiyor. Bu konuda müftülerimize büyük görevler düşüyor.

“Cami ve kitap kadar birbirine yakışan başka bir şey yoktur.”

“Gençlerimiz ve çocuklarımız camiye geldiğinde caminin kütüphanesine geçip ödevini yapabilmeli. Orada oturup kitap okuyarak vakitlerini geçirebilmeli. Cami ve kitap kadar birbirine çok yakışan başka bir şey yoktur. Camilerimizde kilitli dolaplar ardına hapsedilen birkaç kitap yerine herkesin kullanımına açık, kolay ulaşılabilen, zengin içerikli kütüphaneler oluşturulmalıdır. Gençler orada oturup sohbetler yaparak, kitap okuyarak, bilgi merkezi olan camilerimizden faydalanabilmeli.”

“Camilerimizi engelli kardeşlerimize göre düzenlemeliyiz.”

“Ülkemizde yaklaşık 7 milyon engelli vatandaşımız var. Bütün engelli grupları birlikte düşünüldüğünde bu rakam 10 milyon civarına ulaşıyor. Engelli kardeşlerimiz de camiye rahatlıkla gelerek ibadetlerini gönüllerinin arzu ettiği yerde ve şekilde yerine getirebilmeli. Engelli olunca insan ibadet yükümlülüğünden kurtulmuyor. İslam ibadet yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz kolaylaştırır sadece. Bir mahallede 3 engelli kardeşimiz olsa sadece onlar için dahi o mahallenin camisini onların kullanımına göre düzenlemek gerekir.”

“Camiler reklam yapılacak mekânlar değildir.”

Camilerimizin estetiğini bozan, nezaketine, nezahetine yakışmayan ışıklarla bezeli tabelalardan, reklam içeren tablolardan mabetlerimizi arındıralım. İbadetin huzurunu bozacak, insanların dikkatlerini dağıtacak şekilde reklamlarla süslenmiş hiçbir şeyin camide bulunmaması gerekiyor.”

“Abdest mekânları İslâm’ın ruhuna uygun hale getirilmeli.”

“Abdest mekânları hem fiziksel yönüyle hem de temizlik yönüyle İslâm’ın ruhuna uygun hale getirilmeli. Son derece insani ihtiyaçlardan dolayı herhangi bir ücret alınmamalıdır. Bu konuda mahalli idareler destek çıkmalıdır.”

“Camilere en güzel ses sitemleri kurulmalı.”

“Bundan 20 yıl önce kurulmuş bozuk bir ses sisteminden camilerimizi kurtarmalıyız. Böylesine bozuk bir sesle ibadet yapmak o ibadetin huzurunu ve huşusunu bozmaktadır. İbadet mekanlarımızı en güzel ses cihazlarıyla donatmalıyız. Böylece okunan Kur’an’ın ve ezanın tadına varmalıyız.”

“Seccade tipi halılardan vazgeçmeliyiz.”

“Biz namaza durduğumuz zaman omuzlarımız birbirine değerek ruhlarımız kaynaşarak ibadet ederiz. Seccade tipi halı safları kişiselleştirerek aradaki o birliği baltalıyor. Oysa cemaat olmak bedenlerimizin ve ruhlarımızın birlikte olması, kaynaşması ile olur. Seccade tipi halılardan vazgeçmeliyiz. Bizim böyle bir talebimiz olmazsa halı üreticileri de bu tip halıları üretmekten vazgeçerler.”

“Minareler tevhidin sembolleridir.”

“Minarelerimizdeki baz istasyonlarını temizlememiz gerekiyor. Tevhidin sembolü olan camilerimizi kirli ve çirkin görüntülere bürüyen baz istasyonlarından arındırmak gerekiyor. Minarelerimiz ezanın Allah’a yükseldiği mekânlardır. Minarelerimizi estetikten yoksun baz istasyonları ile çirkin hale getirmek doğru değildir.”

“İslam dünyasında mabetsiz bölgeler var.”

“Camilerde toplanan yardımlar konusunda bir düzenleme getirmek zorundayız.  Bu yardımlar İslâm dünyasında önemli hizmetlerde kullanılıyor. Mabedi olmayan bölgeler var. Buralara hizmetin götürülmesi, o bölgelere camiler yapılması son derece önemlidir. Bu hizmetler vatandaşların yardımları sayesinde devam ediyor. Toplanan yardımlar, insanların hayır işlemelerine vesile oluyor. Ancak toplanan yardımlar ihtiyaca binaen toplanmalı. Bu konuda gereken düzenlemelerin yapılması gerekiyor.”

“Hep birlikte camileri imar edeceğiz.”

“Cami derneği ile din görevlisi, dernek üyeleri, müftülük ve cemaat arasındaki ilişkilerimizin temel paydasının camiye hizmet olması gerekiyor. Sen-ben kavgasının olmaması, ilişkilerin karşılıklı sevgi ve saygı temelinde olması gerekiyor. Biz bir aileyiz. Hep birlikte camileri imar edeceğiz, güzelleştireceğiz. Bu toplantımız bunun başlangıcıdır. İnşallah önce metropol şehirlerimizden başlayarak aşama aşama bütün dernek yöneticileriyle istişare toplantıları yapmaya devam edeceğiz.”

“Cami Dernekleri Fedarasyonu Kurulmalı.”

“Bütün derneklerimizin bir çatı altında bir araya getirilmesi ve federasyonunun kurulması gerekiyor. Derneklerin bünyesinde çocuk kulüpleri, kadın faaliyetleri, aile çalışmaları, gençlik merkezleri gibi çalışmaların yapılması gerekiyor. Her derneğin bir sivil toplum örgütü haline getirilmesi gerekiyor. Bütün bunların koordinesini yapacak ortak bir çatı gerekiyor.”

Kaynak: DiB

Sen Özelsin! #MuminNisa