Endamlı ve Tesettürlü Kadının Dergisi: Enda

İlk sayısı henüz yayın hayatına giren tesettür ve moda dergisi Enda’nın ekibi, giyim sektöründe tesettürlü kadınlara yönelik seçeneklerin artırılması için gayret gösterdiklerini ifade ediyor.

1990’lı yıllarda önce tesettür defileleri girdi hayatımıza. Şimdiyse defileler yerini tesettürün bir yaşam biçimi olarak ele alındığı moda dergilerine bırakıyor. Sektörün ilk dergilerine olan talep fazla olmalı ki yeni dergiler de giriyor yayın hayatına. Muhafazakâr giyimi merkezine alan Enda dergisi bahsettiklerimizin en yenisi. Tıpkı diğer dergilerde olduğu gibi ilk sayıda amatörlükler var. Ama çaba sarf edildiği belli. Derginin ilk sayısında modernize edilmiş kaftanlar ele alınmış. Eyüp semtinde konsept çekimler gerçekleştirilmiş. Evler için dekorasyon sayfası hazırlanmış. Ayrıca modaya dair pek çok detaya yer verilmiş.

Tesettür kelimesinin modayla yan yana anılması bir çelişki aslında. Ancak muhafazakâr kadınların günlük ya da iş hayatında farklı tasarıma olan ihtiyacı bu kavramı hayatımızın ortasına yerleştiriverdi. Bu yüzden Enda dergisinin İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü İbrahim Taban ve Koordinatör Nesibe Ketenci ile “niçin sektöre girdiklerini, eleştiri alıp almadıklarını ve sektöre ne kazandırmak istediklerini” konuştuk.

Tesettür ve moda dergisi olarak tanımladığınız Enda’yı çıkarma fikri nasıl oluştu?

İbrahim Taban: Aslında biz yayın hayatına çok uzaktık. Yıllardır Kardelen şirketler grubu altında bilgisayar ve sigorta şirketlerimizle ilgileniyoruz. Ama bu, çevremizdeki tesettürlü kadınların giyim ihtiyacını görmemize engel olmadı. Sektördeki diğer dergilerde yer alan kıyafetler kapalı görünüyor ama tesettüre uygun değil. Bunu fark ettiğimiz anda bu işin bizcesini yapmaya karar verdik. Geçtiğimiz 2 buçuk ay boyunca da dergi üzerine yoğunlaştık.

Yayıncılık tecrübeniz olmadığını söylediniz. Ekibinizde yayıncılık ya da tasarım tecrübesi olan kişiler var mı?

İ.T.: Yaklaşık 15 yıldır dergi sektöründe olan arkadaşlarımız var. Ayrıca Mimar Sinan Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı’ndan mezun arkadaşlarımızla da çalışıyoruz.

Muhafazakar kitleye yönelik çıkan, içinde modanın yer aldığı dergiler çok eleştiri aldı. Aynı eleştirileri almaktan korkmadınız mı?

İ.T.: Hayır, aksine o eleştiriler bize ders verdi. Sosyal medyada bütün eleştirileri okuduk ve doğru yolu bulmaya çalıştık.

Nesibe Ketenci: Zaten biz tesettür modası yapmıyoruz. Tesettürü hayata yansıtan bir yayın hazırlıyoruz. Tesettürün modası olamaz. Sınırları ayetlerde açık ve net. Modası yapılabilecek bir şey değil yani. Biz, ‘insan hayatında örtünme ne kadar daha doğru betimlenebilir’in arayışındayız. Sektörde tesettürlü kadınlara yönelik seçeneklerin artırılması için çabalıyoruz ve örtülü kadınların hayatını kolaylaştırmak adına biz de bir seçenek olmak istiyoruz. Kısacası tesettür kıyafetlerinin artırılmasına destek olurken aynı zamanda tesettürlü insanları ve sektörü doğru yönlendirmek istiyoruz.

Tesettürde doğru yönlendirme nasıl olur?

N.K.: İslamiyet’in emrettiği şekilde bir tesettür sunmak doğru yönlendirmedir. Başörtüsünün doğru bir şekilde örtülmesi, kıyafetlerin kollarına, yakalarına, etek boylarına ve bolluklarına dikkat edilmesi gibi…

Okuyucularınızdan eleştiri aldınız mı?

İ.T.: Henüz çok olumsuz bir eleştiri almadık. İlk sayı olduğu için eksiklerimiz var, bunları söyleyenler oldu. Olumlu eleştiriler de var. İyi kombin oluşturduğumuzu söyleyenler oldu. Çekim sırasında tesettür ölçülerine dikkat ettiğimiz için teşekkür edenler oldu.

Nelere dikkat ettiniz mesela?

N.K.: En çok saç ve boynun görünmemesine dikkat ettik. Çünkü gençler bunun çok fazla bilincinde değil. Çekimde bize yardımcı olan mankenin makyajlı olmamasına da bilhassa özen gösterdik. Doğru örtünme biçimini şıklıkla bir araya getirerek örnek olmak istiyoruz.

İ.T.: Bir de dikkat ederseniz, diğer dergilerde yer alan mankenler hep makyajlı. Zorla örtünmüş gibi duruyorlar.

Diğer dergilerin eleştirilme sebeplerinden biri de sokak çekimleriydi. İlk sayınızda sokak çekimleri yok, sonrakilerde yer alacak mı?

N.K.: Hayır, düşünmüyoruz. Örtülü bir kadının objektife bakıp ulusal bir kanalda yayımlanacağını bile bile poz vermesi hoş değil. Bunun bilincinde olduğumuz için sokak çekimi yapmadık. Kapalı bayanları dergide afişe etmemeye çalışıyoruz.

Kaynak: Zaman Gazetesi | Abone olmak için tıklayınız…

Sen Özelsin! #HanimNisa, #OkurNisa