Eşarp Tasarımcıları Aranıyor!

Tasarım ve markalaşmanın öneminin herkes farkında ama eşarp üreticisi birçok firmada hâlâ desen tasarımcısı yok. Sektörün lokomotif firmaları bile İtalya’daki tasarım stüdyolarıyla çalışıyor.

Markaların son yıllarda tasarıma daha fazla önem verdiği, koleksiyonlardan net bir şekilde anlaşılıyor. Birçoğu modacılarla anlaşıp dönem dönem koleksiyon hazırlatıyor ya da stil danışmanlığı alıyor. Ancak eşarp sektöründe ne yazık ki durum aynı değil. Sektörün lokomotif firmalarının bile desen tasarımcıları yok. Eşarp tasarım departmanları var ama bu departmanlarda çalışanlar yalnızca mevcut desenler üzerinde birkaç değişiklik ve renk oynamaları yapıp yeni (!) modelleri piyasaya sürüyor. Birçoğu da Çin’den aldığı eşarpları ya aynı şekilde ya da biraz değiştirerek satmayı tercih ediyor. Bu yüzden piyasada desen tasarımcısından çok colorist (renk bilimcisi) var.

Bu konuda hangi firmayla konuştuysam hepsi İtalya’daki desen stüdyolarıyla çalıştığını söylüyor. Bünyesinde 500 kişi çalıştıran bile var bu stüdyolar arasında. Dolayısıyla sezon trendlerinin büyük bir kısmını eşarplara yansıtabiliyorlar. Ama bu durum, eşarplarda kültürümüze özgü motiflerin olmasını zorlaştırıyor. Hatırlarsanız, Armine’yi, Topkapı Sarayı, Galata Kulesi, Kız Kulesi gibi tarihi yapıların yansıdığı eşarp tasarımlarıyla tanımıştık. Zaman zaman yine bağımsız tasarımcılarla anlaşıp özgün eşarplar yapsalar da artık Armine de yurtdışındaki desen stüdyolarıyla çalışıyor. Tekbir’in tercihi de tıpkı Armine gibi yurtdışındaki tasarım stüdyolarından yana.

Aker ise 90’lı yılların sonunda desen tasarımına fazlasıyla eğilmiş hatta desen yarışmaları bile düzenlemişti. O zaman 2 bin 500 kişinin katıldığı son yarışmada birinci olan tasarım neredeyse hiç satılmamıştı. Yöneticiler, güzel sanatlar fakültelerindeki öğrencilerin birçoğunun bugün bile modayı takip etme ve özgünlük konusunda yetersiz olduğunu düşünüyor. Bu yüzden onlar da İtalya’daki stüdyolarla çalışıyor.

Yıllarca Burhan Doğançay’dan Abidin Dino’ya, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Ergin İnan’a kadar pek çok sanatçının eserini eşarplarına taşıyan Vakko da bu stüdyoları tercih edenlerden. Yanı sıra eşarp tasarım ekibi de var ancak bu ekip, koleksiyonun yalnızca çok küçük bir kısmını tasarlıyor. Şirkette böyle bir ekibin olmasının asıl sebebi ise geleneksel Osmanlı ve Türk motiflerinin eşarplarda yer almasının arzulanması.

Sözün özü, eşarp üreticileri bünyesinde 10 tasarımcı çalıştırmanın maliyetine katlanmaktansa yüzlerce kişinin tasarım yaptığı stüdyolardan desen beğenmeyi yeğliyor. Bu yüzden en kısa zamanda Türkiye’de de sektörün, derneklerin ve üniversitelerin işbirliğiyle desen stüdyolarının oluşturulması gerekiyor.

Kaynak: Zaman Gazetesi | Abone olmak için tıklayınız…

Sen Özelsin! #HanimNisa