İçinizdeki Renkleri Keşfedin!

Merhaba!

Gülnisa olarak uzunca bir aradan sonra yeniden Darunnisa’dayım. Ve sizlerle yepyeni bi heyecanımı paylaşmak istiyorum. Bir Gülnisa’dan genellikle duyabileceğiniz belli başlı kelimeler vardır. Çiçekler… Meyveler… Kuşlar… Çocuklar… Şekerler… İç dünyalarına bakınca hepsi bir ortak noktada buluşuyorlar… Renkler!

Evet bugün hayatımda ilk kez bir gökkuşağı gördüm… Pespembe bir şeker… Al yanaklı bir çocuk… Bir portakal bahçesi… İçime tüm renklerin tüm tonları hafif hafif doluştu… Tebessüm ne renk ki ?

Bir kaldırım kenarında uzun uzun seyre daldım… İçime doluşan renklere ” hikmet ” sordum… Sahi! Gökkuşağı bize ne söylemek ister? “Neşe” dedi bir ses… “Hediye” dedi bir başkası… “Ufuk” dedi diğeri…

Peki ya yağmur ile güneşin beraberliği… Ne zor ne zıt öyle değil mi? Zorlukların neticesi mi ki bu güzellik? Her zorluğun neticesi olarak bi gökkuşağı sunuluyor olabilir mi insana? Ya da hayatımızı beraber geçirmek zorunda kaldığımız insanlara gösterdiğimiz tahammül rengârenkliklere mi gebe?

Yüce Yaratıcı kâinatta yarattığı herşeyi insanın içinde de toparlıyorsa, gökkuşağımız nerede? Ya da siz hangi renksiniz? Veya sabrın rengi ne ki acaba? Tevekkül mor olabilir mi? Sevinç turuncu… Heyecan kırmızı… Hüzüne gri / siyah derler ama ardındaki sürûr hürmetine biz sarı desek? Anneliğin rengi var mı? Yok yok o rengârenk… E tabi özgürlüğün de bir rengi olmalı… Mavi mi desek, yeşil mi desek? Hazır özgürlük de demişken; gökkuşağının bir ucundan diğerine uçmak geldi içimden…

Aslında renk renk yaratılmış olmak ne hoş, ne sevimli… Yoksa insan ve gökkuşağı arkadaş mı? Sıkıntı ve zorlukların altındaki inci mi bu renklilik ?

Peki ya siz ne renksiniz? Duygularınız ne renk? Sarı, turuncu , mavi, yeşil, beyaz, pembe, mor… Haydi! İçimize dönelim… İçimizdeki gökkuşağı bizi göklere çıkartabilir… Ama perde çekmeyin! Üzerini örtmeyin! Aleminizin rengini bırakın gökkuşağı belirlesin:)

Sen Özelsin! #YazarNisa