Karikatürü Tesettür ile Buluşturan GençNisa

19 yaşındaki Elif Büşra Doğan, Türkiye’nin en genç karikatüristlerinden. Çizime başlama hikâyesi ilginç. Her şey, matematikten derece aldığı TÜBİTAK olimpiyatları sonrası kürsüye başörtülü çıkmasıyla başlıyor…

Kimileri için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır konuşmak, bazıları içinse eziyet. Ne kadar uğraşılsa da kelimeler birbirini tamamlamaz, anlatılanlar söylenmek isteneni hiçbir zaman karşılamaz. Bu yüzden yazmayı tercih eder kimileri. Dil susar, kelimeler yazıda gönlünce oynar… Bazen de dile gelmeyen sözler, içe dönen ruhun serzenişleri çizgilerde yaşar. Çekingen ve kekeme bir çocuk olan Salih Memecan’ı şimdi Türkiye’nin en iyi karikatüristlerinden biri yapan hikâyesinde olduğu gibi. “Konuşamadığım için çiziyordum. Eğer kekeme olmasaydım kendimi ifade etmek için karikatürist olamazdım.” sözleriyle anlatıyor yaşadıklarını ünlü çizer. 19 yaşındaki üniversite öğrencisi karikatürist Elif Büşra Doğan’ın çizime başlama serüvenini dinlerken de bu hikâye düşüyor akla. Ancak önemli bir fark var arada. Elif Büşra gayet dışa dönük, konuşmayı seven, başarılı bir öğrenciyken yaşadığı bir olay sonrasında içine kapanıyor. Sonra kendini çizgilerin dünyasında buluyor.

Hikâyenin başı biraz can sıkıcı olsa da şu an seçiminden dolayı çok mutlu Elif Büşra Doğan. Çok renkli ve hatta kendi ifadesiyle “İstediğim her şeyi elde ettim sanırım!” dediği bir hayatı var. Kadir Has Üniversitesi’nde Grafik Tasarım, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’nde Fotoğrafçılık ve Kameramanlık okuyor. Ayrıca Caf Caf dergisinde karikatürlerini yayınladığı köşesi var. Yani onun için şu an Türkiye’nin en genç karikatüristlerinden biri diyebiliriz.

Ödül töreninde matematikten soğudum

Çocukluğunda çizime yeteneğinin olduğunu söyleyenler olsa da Elif Büşra daha çok matematikte başarılıdır. Çok küçük yaşlarından beri bütün enerjisini matematik çalışmaya harcamış. Beşinci sınıftan itibaren aldığı dereceler de çalışmalarının en güzel karşılığı olmuş. Ta ki TÜBİTAK’tan bronz madalya kazandığı sene sahneye başörtülü çıktığı için hakkında soruşturma başlatılana kadar. Hatırlayanlar vardır, yaşananlar o sene basında yer etmiş, gazeteler meseleyi epey irdelemişti. Elif Büşra’nın anlattıkları aslında o gün kopan fırtınanın ne kadar gereksiz olduğunun en basit tanımı: “Ödül töreni öncesinde kıyafet taleplerini yazıyla belirttiler. Başörtüsü yasağı yoktu. Erkekler takım giyecek, kızlar spor giymeyecek vs. deniyordu.” Durum bu olunca ödül törenine normal kıyafetiyle gider Büşra. Sahneye çıkar, gazeteciler onu fark edene kadar herhangi bir sorun yaşamaz. Sonra bir anda fotoğrafları çekilir, üstelik sahneden inince de basının ilgisi devam eder. Ardından hakkında soruşturma başlatılır, TBMM’de düzenlenecek törene katılması engellenir. Peşpeşe gelen haberler de cabası…

Çizim yaptığım için disiplin cezası aldım

Büşra’nın çizgilerle dostluğu bu olaydan sonra başlar. O yaşlarda duyduğu ‘militan, provokatör’ gibi ifadeleri haliyle sindiremez. Gitgide içine kapanır, arkadaşlarına uyum sağlayamaz, hatta bir süre okula gidemez. Okula döndüğünde ise bambaşka bir Büşra olmuştur. Eline, sıraya, kısacası bulduğu her yere çizimler yapmaya başlar. Hatta sırf bu yüzden hayatında ilk kez disipline gider. İlk zamanlar arkadaşlarını ve çevresindeki nesneleri çizer. İlk karikatürünü ise tarih dersinde ceza alınca yapar! Şöyle ki, dersi dinlemediğini fark eden tarih öğretmeni haftaya tarihle ilgili karikatür çizmesini ister. İşte o zaman çizimlerine bir mana verip, ortaya karikatür çıkarmak için kafa yorar Elif Büşra.

Padişah ile şehzade arasında geçen bir diyaloğu yansıttığı çizimi okulda beğenilince dergiye gönderir. Tabii bundan sonra çizmek için daha çok kafa yorar Elif. Lise son sınıfta “Belki yeniden matematik çalışabilirim, mimar olurum.” düşüncesiyle çizime bir süre ara verse de artık hiçbir şekilde matematik yapamayacağını fark eder ve üniversite tercihini bu yönde belirler. Son zamanlarda çizimlerini gören usta karikatüristlerin övgüsünü alıyor Elif Büşra. Hedeflerini soruyoruz, şimdilik bu soru onu düşündürüyor, verecek bir cevap bulamıyor. Saatler sonra dönüş yolunda kafasına takılmış olacak ki şöyle konuşuyor: “Ben hayatta istediğim her şeye ulaştım galiba…”

Çok okuyan ve gezen bir ailede büyüdüğüm için şanslıyım

Başlarda tekli karikatür çizen Elif Büşra, şimdi hikâye çizmenin daha çok hoşuna gittiğini söylüyor. İşinin en çok sevdiği yanı ise bu yolla derdini anlatabilmesi. Mesela tesettürle ilgili bir şeyler çizmeyi çok istiyormuş: “Sonuçta benim derdim bu. Çizmeye başlama sebebim de.” diyor. Karikatür çizmek için çizim kabiliyeti kadar entelektüel birikim gerektiği de gerçek. Daha çok yol alacağının farkında Elif Büşra. Ancak şimdilik bu kadarını başarıyor olmasında çok kitap okuyan, araştıran, gezen bir ailede büyümesinin büyük payı olduğunu söylüyor. Onun çizimlerini www.facebook.com/banaelifde adresinde görebilirsiniz.

Kaynak: Zaman Gazetesi | Abone olmak için tıklayınız…

Sen Özelsin! #GencNisa